UPM, dört koldan yatırım yapıyor

Anasayfa Sektörler UPM, dört koldan yatırım yapıyor
UPM, yeni iş modelinde, enerji, selüloz, biyoyakıt ve kereste üretimine özel önem veriyor.
  • email
  • print
  • Plain text
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Enerji ticaretinde daha aktif olmayı planlayan şirket, selüloz üretimi için Rusya’da yatırım yapıyor, biyoyakıt teknolojilerinde pilot projeler yürütüyor ve kaliteli tomruk potansiyelini en iyi biçimde değerlendirecek teknolojilere yöneliyor.

UPM, yeni organizasyonunda, enerji konusuna yalnızca bir kaynak olarak değil, aynı zamanda yeni bir işkolu olarak bakıyor. UPM Enerji ve Selüloz İş Birimi Başkanı Tapio Korpeinen, UPM için rekabetçi enerjinin teminine odaklanmayı sürdüreceklerini, ama buna paralel olarak Finlandiya’daki yeni Olkiluoto reaktörünün tamamlanmasıyla enerji ticaretinde de daha aktif olacaklarını söylüyor. UPM, Pohjolan Voima’daki hissesiyle, bu yeni nükleer enerji santralinde üretilen enerjinin yüzde 29’unu elinde tutuyor.

UPM, kendi enerji santralleri ve bağlı şirketleri aracılığıyla yıllardır enerjiye yatırım yapıyor. Özellikle fosil karbondioksit içermeyen enerjinin payı gittikçe yükseliyor ve Grup’un kullandığı enerjinin yüzde 60’ından fazlasını, Finlandiya’daki fabrikaların kullandığı enerjinin ise yüzde 75’ini bu enerji türü oluşturuyor. UPM’nin enerji portföyünde bulunan enerji santralleri, nükleer enerji, hidroelektrik enerji ve yenilenebilir enerji kullanıyor.

Korpeinen şöyle devam ediyor: “Enerji üretimimiz, masraflar ve iklim özellikleri bakımından son derece rekabetçi. Çoğu rakibimizden daha iyi durumdayız; enerji üretimi, büyük ölçüde kendi ellerimizde ve herhangi bir emisyon söz konusu değil.”

UPM’nin yeni operasyon modeli, enerji işinin gelişmesini sağlıyor. Şirket, bu işkolunu daha fazla pazar odaklı ve yatırımcılar açısından şeffaf hale getirmeye çalışıyor.

Korpeinen “Grupiçi transfer fiyatlandırmamız, eskiye göre pazar fiyatlarını daha yakından izliyor,” diyor. Özellikle kağıt ve enerji arasındaki sinerji avantajlarının elektrik kullanımını optimize ettiğini belirtiyor. Örneğin, bir kağıt fabrikasının TMP (termo mekanik selüloz) tesisi gece çalıştırılabiliyor ve elektriğin daha pahalı olduğu gündüz saatlerinde elektrik satışı yapılabiliyor.

Selüloz işinde büyüme
UPM, selüloz işinde de yeni büyüme fırsatlarını araştırıyor. Şirket, Botnia hisseleriyle, Uruguay’da 2007 sonunda faaliyete geçen selüloz fabrikasında da pay sahibi.  Uruguay’daki fabrika, plantasyon ormanlarından sağlanan okaliptüs ağacını kullanarak selüloz üretiyor.

Korpeinen “Gelecekte benzeri operasyonlara yönelik fırsatlar yakalamak için dünyanın dört bir yanını dolaşıyoruz,” diyor. Hızlı büyüyen ağaçların dikilebileceği yerler uygun alanlar oluyor.

Rusya da ilginç bir fırsat sunuyor. Engin ve hiç kullanılmamış orman kaynaklarıyla, rekabetçi bir biçimde selüloz üretme olanağı veriyor. UPM, Aleksey Mordashov’a ait Sveza Group işbirliğiyle Vologda bölgesinde dünya çapında bir selüloz projesi için hazırlıklarını sürdürüyor.

Çin, sektörün ihtiyaçlarını tek başına karşılayacak kadar hammaddeye sahip olmayan, ama büyüyen bir kağıt pazarı. Korpeinen “Çin’in pazardaki selüloza ihtiyacı var. UPM bu selülozu kendi kullanımı için ya da üçüncü taraflara yönelik olarak üretebilir,” diyor.

Biyoyakıtlar araştırılıyor
Korpeinen tarafından yönetilen UPM Enerji ve Selüloz İş Birimi, selüloz ve kağıt fabrikaları, enerji üretimi, hatta gelecekte olası biyoyakıt üretimi için gerekli miktarda biyokütlenin temin edilmesinden de sorumlu bulunuyor.

UPM, halihazırda farklı biyoyakıt teknolojilerinde pilot projeler başlattı. ABD’de, odun hammaddesinden ikinci nesil biyodizel üretimi üzerinde çalışıyor. Korpeinen, “Geliştirmekte olduğumuz teknoloji, mevcutlara göre masraf ve kalite bakımından daha rekabetçi biyodizel üretimiyle sonuçlanacak,” diyor.

Üretim, etik açıdan da sürdürülebilir durumda; çünkü UPM, gıda üretimiyle rekabet eden biyoyakıt hammaddelerini, hatta gıda üretimi için kullanılan araziyi bile kullanmama kararı aldı.

Bir başka pilot proje, Finlandiya’da çalışmaları süren biyoetanole odaklanıyor. Bu girişim, atık akışlarından ayrılmış selüloz bazlı ürünlerden biyoetanol üretilmesi fikrine dayanıyor.

UPM, mümkün olan en büyük olası sinerji avantajını yakalamak amacıyla, selüloz ya da kağıt fabrikalarından birine bağlantılı bir biyoyakıt üretim tesisi kurmayı planlıyor.  Korpeinen “Amacımız, yakıt distribütörlerine satılabilecek bir nihai ürün üretmek,” diyor.

Kereste fabrikaları ve odun tedariği el ele
UPM’nin yeni Enerji ve Selüloz İş Birimi, ormanları ve kereste fabrikalarını bir çatıda topluyor. Korpeinen’e göre, bu hareketin ardındaki neden, kereste fabrikalarının UPM içinde, hem kereste fabrikası ürünü işinde, hem de hammadde kullanımının optimizasyonunda oynadığı önemli rol.

İş açısından bakıldığında, kereste fabrikaları zor günler geçiriyor; çünkü, inşaat sözleşmelerinin sayısında ciddi düşüş görülüyor. Dahası, Orta Avrupa'ya yüksek oranda yeni kapasite eklenmiş durumda. 

Korpeinen, konu hakkında şunları söylüyor: “Geleceğe bakarsak, kereste işinde, pahalı tomruk hammaddesinden yüksek değer elde etmek kesinlikle mümkün görünüyor. UPM, kereste fabrikalarında kaliteli tomruk potansiyelini en iyi biçimde değerlendirme, ayrıca hammaddeyi en iyi ürünlere tahsis etme imkanı veren teknolojiye yatırım yapmış bulunuyor. Bunun yanında, odun, inşaatta ekolojik olarak sürdürülebilir ve rekabetçi bir seçenek.”

Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
0
Image gallery

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin: